İlk gördüğüm an
içimde bir şey
yerini buldu
Damla’nın çalıştığı yere ilk gittiğimde onu gördüm… O saniye “beğendim” demekten öte bir şey oldu: Sanki kalbim “tamam” dedi. Sonra günler geçti ama o görüntü geçmedi. İçimde çok net bir duygu vardı: Ben onu çok seveceğim. Hatta… içimden bir ses “hep” dedi.
İlk His
Gördüğüm ilk andan beri başkaydım , bakışlarında kaldım.
İlk Karar
“Bir kez yetmez” dedim içimden. Yeniden gitmek istedim. Hem de sık sık.
İncelik
Uğrayışlarım “alışkanlık” gibi başladı; sonra “özlemek” gibi hissettirmeye başladı.
Bugün
Buluşuyoruz… ve her şey, gerçekten çok güzel gidiyor. Her adım daha da yakışıyor.
“Bazı tanışmalar vardır… acele etmez. Kendini usul usul sevdirir.”
Yeniden Gitmek
Bir bahane değil; içten gelen bir istek.
- İlk görüşten sonra aklımda kaldı. Hem de öyle “geçer” gibi değil.
- Sonra tekrar gittim… çünkü içim, onu görmeden rahat etmiyordu.
- Bir kez daha… bir kez daha… Her seferinde daha tanıdık, daha sıcak.
- Ve ben her seferinde şunu daha net anladım: Ona yaklaşmak bana iyi geliyor.
- Uğradıkça, her şey daha doğal oldu. Zorlamadan, zorlaştırmadan.
- Bazen bir insanı “tanımadan” bile seversin; çünkü ruhun onu seçer.
- Damla’nın yanında içim yumuşadı; sanki hayat sertliğini bıraktı.
- Ve ben içimden hep aynı şeyi söyledim: “Bu çok güzel bir şeye gidiyor.”
Buluşmalar
Tanımak… ve tanıdıkça daha çok bağlanmak.
- Bir noktadan sonra “uğramak” bitti; “buluşmak” başladı. Doğalca, kendiliğinden.
- Damla’yı tanıdıkça, ona olan hayranlığım sakin bir şeye dönüştü: derin bir sevgiye.
- Ben küçük şeylere dikkat ettim; çünkü onun kalbine yakışacak olan şey, incelikti.
- Ve ben şunu biliyorum: Onu çok seveceğim. Hem de içimden geldiği gibi, hep.
- Bugün her şey çok güzel gidiyor. Daha güzelinin de mümkün olduğuna inanıyorum.
Biz
En güzel yerlere birlikte giden bir hikâye.
Sonu güzel değil… sonu daha güzeli.
Damla’yı ilk gördüğüm gün, içimde bir şey kıpırdadı.
Sonra ben tekrar tekrar gittim; çünkü kalbim onu merak etti.
Zamanla buluşmalar oldu; her buluşma daha sıcak, daha sakin, daha gerçekti.
Şimdi geldiğimiz yer çok güzel. Ve ben bunu sadece “şu an” için söylemiyorum.
Ben onun gülüşünü, iyi hâlini, yorgun hâlini, hayallerini…
her şeyini sahiplenmeden, incitmeden, ama yürekten sevmek istiyorum.
İçimde net bir cümle var:
Ben Damla’yı çok seveceğim… ve hep seveceğim.
Çünkü bu tanışma benim içimde bir “yol” açtı.
O yolun sonunda da tek bir şey var:
En güzel günlere birlikte gideceğiz.